
Elbette elenebilirsin ama böyle değil! | Peki bu Liverpool analizini, Osimhen-Lang’ın şanssız sakatlıklarını ve Anfield’ın atmosferini de dikkate alarak, Okan Buruk dün sonucu değiştirebilir miydi? Neleri farklı yapabilirdi Galatasaray’ın hocası? Juventus rövanşında da benzer bir durum vardı. Dün topu tamamen rakibe bırakmak ve sadece 1 golü savunmayı düşünmek gerçekçi bir strateji değildi. Özellikle dün ilk devre mucizevi bir şekilde 1-0 bittikten sonra ikinci yarıya Galatasaray’ın coşkuyla, sertlikle ve önde presle başlayacağını düşünmüştüm. Yanılmışım. Aynı tutucu tavır devam edince 15 dakikada turun fişi çekildi. Bence Boey-Sallai başlangıcı da bu doz aşırı tutucu tavrın simgesiydi. Lang ilk maçta müthiş oynamıştı. İlk maçta Liverpool’un sağını felç etmiş bir oyuncuyu rövanşta başlatmamak bence haksızlıktı. (Uğur Meleke - Hürriyet)

İkinci gol geri dönüş ihtimalini bitirdi! | Uğurcan'ı bir kenara ayırırsak, Galatasaray’ın ne bireysel ne de kolektif olarak iyi bir gecesi değildi. Özellikle ilk yarıda topu ayağında tutacak, oyunun ritmini düşürecek bir oyuncuya duyulan ihtiyaç fazlasıyla hissedildi. Gününde bile değil, yılında bir İlkay olsaydı belki oyunun kontrolünü bu kadar erken ve bu kadar belirgin biçimde kaybetmezdi. (Banu Yelkovan - Hürriyet)

Galatasaray baskıyı kaldıramadı | Ne hayal ediyorduk, ne oldu! İstanbul’daki maçta devleşen Galatasaray dün gece sahada yoktu. Liverpool ilk dakikadan bitiş düdüğüne kadar öyle bir baskı yaptı ki, Galatasaray’a adeta nefes aldırmadı. Şöyle düşünün, Okan hoca maçtan önce, “Gol atmamız lazım diyordu” ama bırakın gol atmayı, neredeyse takımın bir tek gollük şutu yok. Bir de buna Osimhen’in ilk yarıda sakat sakat oynayıp takıma katkı verememesi ve ikinci yarı oyundan çıkmasını da eklersek hakikaten sarı-kırmızı takım için çok zor bir geceydi. Ayakta duran tek futbolcu vardı, o da kalesinde devleşen Uğurcan’dı. Penaltı kurtardı, dört tane de yüzde 100 gol diyebileceğimiz topu uzadı, çıkardı. (Osman Şenher - Milliyet)
Bu maç Buruk'a yazar | Osimhen’in sakatlığına rağmen çıkmak istemeyişi, Galatasaray’ı bir devre 10 kişi oynattı. Eğer Uğurcan olmasaydı daha ilk yarıdan maç bitebilirdi. İkinci yarı başında yapılan değişikliklere rağmen Juventus rövanşındaki çaresiz ve şaşkın görüntüsüne bürünmüştü Galatasaray. İlk yarının sonunda Uğurcan’ın kurtardığı penaltı bile ayıltmadı. Sonuçta ilk maçta hak ederek kazanan temsilcimiz, o karşılaşmadaki görüntüsünün çok uzağındaydı. Liginde sallanan Liverpool hem oyun olarak hem de fiziksel olarak Galatasaray’ı perişan etti. Sarı-kırmızılılar 3 sezon üst üste vedayı yine farklı yenilgiyle yapmış oldu. (Mert Aydın - Milliyet)

Hepsinin emeklerine sağlık | Hakem Marciniak'ın sakatlanıp maçı yönetememesi, Osimhen'in sakatlığı derken; doğrusu bu oyun ve tabela sonrası ne Buruk ne de oyuncular eleştirilir. Bir de sonda Lang'ın sakatlığı, kâbus gibi bir geceydi. Bu sezon Okan Buruk ve Galatasaray adına, başarılı bir Şampiyonlar Ligi macerası oldu. Atletico Madrid maçı performansı, Juventus galibiyeti ve Premier Lig'in son şampiyonunu iki kez mağlup etmek… Hepsinin emeklerine sağlık! (Bülent Timurlenk - Sabah)

Bu maçta alkışlar Uğurcan Çakır’a! | Galatasaray'da Osimhen'in sakatlandıktan sonra oyuna devam etmesi büyük hataydı çünkü hiç katkısı olmadı. Osimhen'in sakatlandığı pozisyonda İngiliz rejisi tekrar bile vermedi. Penaltı kurtaran Uğurcan Çakır, Galatasaray adına gecenin en iyi oyuncusu olmasına rağmen ikinci yarı Liverpool'un gollerine yapabileceği hiçbir şey yoktu. (Levent Tüzemen - Sabah)

Derin hezimet! | Osimhen yüzünden Galatasaray tıpkı Juventus maçında olduğu gibi oyunu geride kabul etme hatasına yine düşmüştü bir kere. İkinci yarıda Sane ve Lang girince, Sallai sağ beke, Barış santrfora geçti ama bu kez de Anfield’in ambiyansı devreye girdi, yine kimse topu öne taşıyamadı. Galatasaray savunmayı ceza sahasına kurmayı beceren bir takım değil. Bu bir felsefe meselesi. Torreira ve takım arkadaşları topla oynamaya ne kadar iştahlılarsa topsuz oyunu o kadar beceremiyorlar. Liverpool deplasmanı her takım için zor ama en azından baskıyı birkaç kez kırıp rakip kaleye top taşıyabilmek gerekiyor. Aksi halde hezimetle burun buruna gelmekten kurtulamıyorsunuz. (Serkan Akcan - Fanatik)

Kolay bıraktı | İstanbul’daki maçlarda olduğu gibi doğru anda doğru baskılara gidemeyen, top kendine geçtiğinde alan yaratıp kullanamayan Galatasaray tıpkı Juventus maçının normal süresinde yaşananlar gibi maçı kolayca bırakıverdi. Takım tıpkı bir akşam önceki Bodo Glimt kadar kötü olunca da tıpkı onları kalecisi Nikita Haikin gibi Uğurcan Çakır bu kaybın en gözde oyuncusu olarak göze battı! Artık başlangıç planı sorunu mu dersiniz, Davinson Sanchez’in yokluğu mu? Osimhen’in erken sakatlığı mı ya da ‘’taraftar etkisinden uzak kalma’’ mı, bilemem... Bence yaşananlara hepsi ve daha fazlası neden oldu. Yine de Galatasaray, harcadığı parayı dışarıda tutarak söylüyorum, ülkeye ciddi ilham verdi. Bundan sonrası artık hepimizin ortak sorunu... (Cem Dizdar - Fanatik)
Habere git: NTV Spor